Sülfürlü bakır cevherlerinde en yaygın minerallerden biri kalkopirittir:
Cevher hazırlama ve flotasyon sonrasında Cu–Fe–S içeren bir bakır konsantresi elde edilir.
Bu konsantrede bakırın yanında:
- Fe,
- S,
- gang mineralleri,
- ve çeşitli safsızlıklar
bulunabilir.
Sisteme oksijen verildiğinde Cu, Fe ve S'nin oksijenle reaksiyon eğilimleri aynı değildir.
Bu farktan yararlanarak kontrollü ve seçici oksidasyon uygulanır.
Buradaki kritik nokta şudur:
Konsantre yüksek sıcaklıkta oksijen içeren atmosferle işlenir.
Demir sülfürün oksidasyonu basitleştirilmiş olarak:
şeklinde gösterilebilir.
Fe'yi yalnızca FeO'ya dönüştürmek yeterli değildir. Oluşan FeO'nun Cu içeren fazdan fiziksel olarak ayrılması gerekir.
Bunun için silika gibi bir akı kullanılabilir.
Bu reaksiyon fayalit tipi demir silikat cürufu için basitleştirilmiş bir gösterimdir.
Oksidasyonlu ergitmeden sonra bakırın önemli bölümü hâlâ sülfürlü ergimiş fazda bulunur.
Bu faza:
denir.
Bakır matı basitleştirilmiş olarak:
şeklinde düşünülebilir.
Başlangıç konsantresine kıyasla matın Cu içeriği daha yüksektir.
Oksidasyonlu ergitmede kabaca:
oluşur.
Mat fazında
Cüruf fazında
SO₂ gaz fazında
Fe → CÜRUF
S → SO₂(g)
Mat henüz metalik bakır değildir.
İçerisinde:
- Cu₂S,
- FeS,
- ve başka sülfürlü türler
bulunabilir.
Konvertörde oksijen veya hava verilerek kalan Fe içeren sülfürlerin oksidasyonu sürdürülür.
Ardından FeO tekrar silika ile cürufa alınabilir:
Demirin büyük bölümü uzaklaştırıldıktan sonra bakır sülfürün bir kısmı oksitlenebilir:
Daha sonra Cu₂S ile oluşan Cu₂O arasında çok önemli bir reaksiyon gerçekleşebilir:
Bu reaksiyon metalik bakır üretir.
Burada dışarıdan ayrıca C veya CO gibi klasik bir indirgen eklenmez.
Konvertör işlemi sonunda elde edilen ham bakıra:
denir.
Genellikle yaklaşık %98–99+ Cu düzeyindedir; gerçek değer işletme ve proses koşullarına bağlıdır.
“Blister” adı, katılaşma sırasında gaz çıkışı nedeniyle yüzeyde oluşabilen kabarcıklı görünümle ilişkilidir.
Bu ürün henüz yüksek saflıkta katot bakırı değildir.
Prosesin amacı mümkün olduğunca fazla oksijen vermek değildir.
Amaç Fe'nin tercihli oksidasyonundan yararlanırken Cu kayıplarını sınırlamaktır.
Ancak aşırı oksitleyici koşullarda:
reaksiyonları da artabilir ve Cu'nun cürufa geçmesi/kaybolması söz konusu olabilir.
Kontrollü ve seçici oksidasyon
Fe → FeO → CÜRUF
S → SO₂(g)

